Stra-trajik bir maç


Beşiktaş kazanabileceği bir maçı kaybetti. Kazanabilecek durumdaydı çünkü son 20 dakikasında maçı 2-1'e getirmişti. Yani kazanmak için eldekini muhafaza etmek yetiyordu.

Ferrari'nin sakatlanıp çıkmasından sonra Mustafa Denizli Yusuf'la topu eline geçirmek ve bir daha da rakibe vermemek gibi bir strateji fikretti. "Belki farkı bile artırabilirim" diye düşündü. Ertuğrul Sağlam ise bize sahiden hayranlık uyandırıcı driplingler gösteren Sercan'ı kenara alıp stoper bildiğimiz Ömer'i tam da onun yerine oyuna sürdü.

Oyunun geri kalan kısmı, Denizli'nin değil, Ertuğrul'un tahmin ettiği gibi cereyan etti. Bir kere topun mülkiyetini ele geçirmek mümkün değildi. Daha doğrusu hala mümkün değildi. Zannım o ki, Denizli, zeminin suyunun çekildiğini ve yerden top yapmaya müsait hale geldiğini düşünüyordu. O daha yakından bakıyor, benden iyi göremediğini düşünmem ukalalık olur. Ama bir şekilde olmadı işte. Beşiktaş savunması, ceza sahasına doğru şandellenmiş iki topu  savunamadı.



Beşiktaş bu maçı kazanabilirdi.

Sadece Ferrari sakatlanmamış olsaydı kazanabilirdi bir, sadece Yusuf dışındaki herhangi bir seçenek tercih edilmiş olsaydı kazanabilirdi iki.

Nihat Beşiktaş'a sahiden pahalıya maloluyor. Bonservisini mukavelesini filan geçtim, İki haftada beş puan, onun yüzü suyu hürmetine, "aman vurduğu toplardan biri belki gol olur da çocuğun psiklojisi düzelir" şefkatiyle heba edildi. Bunun milyonlarca euro ödenerek Medyum Memiş'e muska yazdırmaktan hiç bir farkı yok. Tabata'nın maliyeti, böyle hesaplanınca daha düşük valla.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Alın size birlik beraberlik

531 Sturm Graz-Galatasaray

Mönchengladbach - Hannover 96