Kayıtlar

Ben demiş olayım da...

Resim
Manisa karşısında Kasımpaşa'yı, Cagliari karşısında Bologna'yı, Eskişehir karşısında Fenerbahçe'yi tavsiye edesim var. Alınan riskle ölçüldüğünde oranları hiç fena değil. Benim risk terazime göre, İddaa'nınkinin aksine, Kasımpaşa galibiyeti, Fenerbahçe deplasman galibiyetinden çok daha muhtemel. Oranların eşitlenmesi bile yetmez, yer değiştirmeli. Öyle çünkü, Beşiktaş'la peş peşe oynadığı ve zaferimsi sonuçlar çıkardığı iki maçını izlediğim Manisa'yı güvenilecek takımlar arasına asla ve kat'a yazamam. Bence, bu lig için epeyce kendini kanıtlamış biri olarak Mesut Bakkal da bunun farkında. Daha kapasiteli başka bir takım istiyor ve istediğini alamıyor gibi bir görüntüsü var. Manisa, Beşiktaş maçları yüzünden ertelenmiş bir krize hamile.   Eğer, Bologna karşısında Cagliari kazanırsa, benim için iki sürpriz birden gerçekleşmiş olacak. İkincisi; "İddaa'nın kendini astığı ip meğer çürükmüş" diyeceğiz. İlk sürprizi "eğer kazanırsa" der...

Alın size birlik beraberlik

Resim
Wigan-Blackburn maçı istisna, bu hafta Premier Leauge'de göze alınabilecek en makul risk bence bütün maçlarda beraberlikten yana olmaktır. Daha doğrusu yansız kalmak, tarafsız durmak, mümkünse renk belli etmemek. Wigan karşısında ise Blakburn tereddütsüz favorim. Birmingham, Tottenham, Everton, Fulham ve Aston Villa, eğrilerini zirveye ulaştırmış takımlar. Düşüş beklemiyorum. Eğrisi bi türlü bariz şekilde yukarıya devam etmese bile Blackburn'u bu beşlinin hemen peşine ekliyorum. Porstmouth ve West Ham'da değil ama Bolton'da tam takip edemediğimiz bir şeyler oluyor. Temkinli durmak lazım. West Ham'la birlikte Wigan, bu ligin en kötü takımı bence. Gol atabiliyor olmaları, ki bunun tesadüf değil aynı zamanda potansiyel olduğunu da belirtmem lazım, tek özellikleri. Lakin, savunmasızlıkları tedavi edilebilir bir hastalık gibi görünmüyor.  Mark Hughes'u gönderip yerine Mancini'yi getiren City için yanılma hakkı tanınsın isterim. Stoke, şahsen benim beğenmediğ...

Küfür gibi yayın

Resim
Siz sadece küfredilmesini mi kendinize saygısızlık sayarsınız? Ömer Üründül Mesut Bakkal'a akıl vermekle meşgul olduğu için göremedi, Erdoğan Arıkan, "Bak ne güzel maçların yayın hakkını aldık" teranesini zilyonuncu kerre tekrarlamak için fırsat aradığından yardımcı hakemin kaldırdığı bayrağı üstüne alınmadı ve Manisa-Beşiktaş maçının tabelası iki dakika sonra iptal edilen golle geri değiştirildi. Allahaşkına maç anlatırken yahut yorum dediğiniz o abuklamaları abuklarken siz hangi tarafa bakıyorsunuz? Bu yönetmen, bu resim seçici arada sigara içmeye dışarıya mı çıkıyor? Hakem golü vermiş, maç yeniden başlamış, senin elinde buz gibi ofsaytı gösteren açılar var. Nereye götürüp saklamak için kaydettindi ki o görüntüleri? Bunu, yani bu kadarcık bir şeyi yapmayacaksanız ne işiniz var orada allahaşkına. Gidin evinizde oturup büyütün karpuzları. Bi' de herkes işini iyi yapamadığından bunlardan azar işitiyor iyi mi? Boş vakit bulsalar kalelerde duracaklar, forvet oyn...

Stra-trajik bir maç

Resim
Beşiktaş kazanabileceği bir maçı kaybetti. Kazanabilecek durumdaydı çünkü son 20 dakikasında maçı 2-1'e getirmişti. Yani kazanmak için eldekini muhafaza etmek yetiyordu. Ferrari'nin sakatlanıp çıkmasından sonra Mustafa Denizli Yusuf'la topu eline geçirmek ve bir daha da rakibe vermemek gibi bir strateji fikretti. "Belki farkı bile artırabilirim" diye düşündü. Ertuğrul Sağlam ise bize sahiden hayranlık uyandırıcı driplingler gösteren Sercan'ı kenara alıp stoper bildiğimiz Ömer'i tam da onun yerine oyuna sürdü. Oyunun geri kalan kısmı, Denizli'nin değil, Ertuğrul'un tahmin ettiği gibi cereyan etti. Bir kere topun mülkiyetini ele geçirmek mümkün değildi. Daha doğrusu hala mümkün değildi. Zannım o ki, Denizli, zeminin suyunun çekildiğini ve yerden top yapmaya müsait hale geldiğini düşünüyordu. O daha yakından bakıyor, benden iyi göremediğini düşünmem ukalalık olur. Ama bir şekilde olmadı işte. Beşiktaş savunması, ceza sahasına doğru şandellenmiş i...

Duisburg-Aachen maçına dair notlar

Resim
Önce Almanya alt liglerinde oynanan maçlar için genel bir not: ertelenmeyen maçlar karla kaplı zeminde oynandı. Bu koşullar, fizik kondüsyon bakımından iyi durumdaki, devamlılığı olan, temposu yüksek takımların öne çıkacağı haftaların geldiğini haebr veriyor. Takımların ikisini de ömrü hayatımda ilk kez seyrediyor oluşum ilk beş dakika boyunca vahim bir hataya düşmeme neden oldu. Sürekli oyunu force eden siyahlıların ev sahibi ve klasmanda hayli yukarılarda bulunan Duisburg değil de Aachen olduğunu anlamam vakit aldı. Zira bu süre zarfında sahanın yalnızca bir yarısı kullanıldı. Hayırmış meğer, değilmiş. Sağlı sollu ortalardan, peş peşe şutlardan korunmaya çalışılan kale Duisburg'un kalesiymiş. Sanırsınız ki, fazlasıyla hakedilmiş bir intikama maruz. Kim kızdırmışsa bu Aachen takımını sahiden ağır konuşmuş. Karanlıkta arpayla beslenmerek tutulmuş beygirden farksızdı her neferi. 24. dakikada köşe vuruşundan gelen topu kaleye çivilemeden önce Gueye nam forvet, zaten tek başına ...

Mönchengladbach - Hannover 96

Bu adının yazımı zahmetli takım, yani Mönchengladbach, geçen hafta Bayern'i hem de deplasmanda kıpırdayamaz konuma soktu. Juventus'u deplasmanda haşat edip dönem Bayern ne yapacağını bilemez haldeydi. Maç da öyle top bi o kalede bi bu kalede gibi oynanmadı yani. Birbirini tamamen dengeleyen, karşılıklı ataklar ve orta saha didişmesi halinde geçen bir maçtı. Şayet, bildiğimiz Bayern formasını başkalarına giydirmedilerse, Mönchengladbach nam takımın da Juventus'a deplasmanda en az dört gol atmasını beklemek hakkımızdır. Bu maçı ev sahibi takım kazanmazsa, birileri bizi fena halde işletiyor hissine kapılacağım. Hannover takımını izlemedim. Hem dünya gözüyle izlemedim, hem de bu hafta ne yapmış ne etmiş diye hiç derdim olmadı, lakin hakkında kaydedeğer övgüler işittiğimi söylemem lazım. O yüzden bu maçı fazla yazasım yok kupona aslında.

Tottenham-M. City

Resim
En güvenilir maç, seyrettiğin takımın maçıdır. Ben City'yi Chelsea karşısında seyrettim doğrusu hayal kırıklığına uğradım. Al birini vur öbürüne iki takım gördüm ben bu maçta. City için olsa olsa gol atabilen bir takım denir, iyi takım diye Tottenham'a derim. Tottenham'ı da Wigan karşısında seyrettim. Gol atma konusunda onlara bir şey öğretmeye kalkışanı allah çarpar. Takip eden maçlarda kayıplara uğramış olabilir ama zaten kanaatler tabeladan hareketle oluşmaz. Madem seyrettiğim takımlar ve mademdir ki kanaatim bu; o halde ev sahibi galibiyeti diyoruz. Üst seçeneğinden bile daha muhtemel, pek yakışıklı bir tabela gibi görünüyor bana sorarsanız.