1860 München - Augsburg
Maç, Allianz Arena'da tıklım tıklım tribünlere oynandı. Doğrusu maçın cereyanına pek yakışan bir kalabalık saymak lazım bunu. 6. dakika'da bir kontratak sırasında onsekiz yayının berisinden Alexander Ludwig'in şutu, savunmadan da sekip şandellenince ilk yarının tek golü geldi. 1860 bu atakları bir kaç kez tekrarlayarak etkili oldu. Bunlardan birinde penaltı bile kazanmalıydılar.
İlk yarının sonlarında saha içinde çıkan tartışma sonucunda 1860'ın antrenörü olduğunu sandığım şahıs hakem tarafından tribüne gönderildi.
Lakin bu maça beş dakikasını ayırıp göz atacak herkes kabul eder ki, Augsburg, 1860'tan bariz biçimde daha iyi takım. Oyuncuları istekli, kuvvetli. Geriye düşmüş olmalarının da etkisi var tabi ama 1860'ı kendi sahasında deplasman takımı gibi oynamaya zorladılar. Bu gibi takımların maç kaybetmesi istisnadan sayılır. Set hücumlarında biraz sıkıntı yaşadıklarını gördüm. Maç berabere iken veya öne geçtikleri zaman nasıl oynadıklarına da bakmadan kesin konuşmamak lazım ama sanki ani hücumlara daha yatkın bir kumaşı var takımın. Öne geçtiklerinde çok dirençli hale gelebileceklerini tahmin ediyorum zira rakibi baskı altında tutmaları gerektiğinde bile yeterince enerjik olduklarını gösterdiler.
1860 için iyi bir kaleciye sahip olduğu kesinlikle söylenebilir. Daha önce Hertha Berlin formasıyla Şampiyonlar Ligi oynamış, Macar Milli Takımı kalesini korumuş, geçen sezon Burnley'de bulunmuş Gabor Kiraly, 1860'ın kalesini koruyor. Leverkusen de kaleci Rene Adler'in sakatlanması nedeniyle ocak ayında Kiraly'yle ilgilenmişti. İyi bir kaleci olduğunu şöhretine bakarak söylemiyorum. Gol yememelerini sadece kaleciye borçlu oldukları en az 2 pozisyon var. Bir tanesinde de direk aynı işi yaptı. İyi bir direğe sahip olduklarını da belirteyim.
74. dakikada 1860'ın çok önemli bir adamı, Holebas, kırmızı kart gördü. takımın direncinin düşeceğini bekliyoruz kalan onbeş dakikada.
Maçı 1-0 kazandı. Biz kaybettik, doğru. Maç iptal edilmiş olsa, bir sebeple yeniden oynanacak olsa, ben aynısını yeniden oynardım. Hatta direkt 2 oynamak konusunda kendime biraz daha güvenirdim. Onu söyleyeyim.
İlk yarının sonlarında saha içinde çıkan tartışma sonucunda 1860'ın antrenörü olduğunu sandığım şahıs hakem tarafından tribüne gönderildi.
Lakin bu maça beş dakikasını ayırıp göz atacak herkes kabul eder ki, Augsburg, 1860'tan bariz biçimde daha iyi takım. Oyuncuları istekli, kuvvetli. Geriye düşmüş olmalarının da etkisi var tabi ama 1860'ı kendi sahasında deplasman takımı gibi oynamaya zorladılar. Bu gibi takımların maç kaybetmesi istisnadan sayılır. Set hücumlarında biraz sıkıntı yaşadıklarını gördüm. Maç berabere iken veya öne geçtikleri zaman nasıl oynadıklarına da bakmadan kesin konuşmamak lazım ama sanki ani hücumlara daha yatkın bir kumaşı var takımın. Öne geçtiklerinde çok dirençli hale gelebileceklerini tahmin ediyorum zira rakibi baskı altında tutmaları gerektiğinde bile yeterince enerjik olduklarını gösterdiler.
1860 için iyi bir kaleciye sahip olduğu kesinlikle söylenebilir. Daha önce Hertha Berlin formasıyla Şampiyonlar Ligi oynamış, Macar Milli Takımı kalesini korumuş, geçen sezon Burnley'de bulunmuş Gabor Kiraly, 1860'ın kalesini koruyor. Leverkusen de kaleci Rene Adler'in sakatlanması nedeniyle ocak ayında Kiraly'yle ilgilenmişti. İyi bir kaleci olduğunu şöhretine bakarak söylemiyorum. Gol yememelerini sadece kaleciye borçlu oldukları en az 2 pozisyon var. Bir tanesinde de direk aynı işi yaptı. İyi bir direğe sahip olduklarını da belirteyim.
74. dakikada 1860'ın çok önemli bir adamı, Holebas, kırmızı kart gördü. takımın direncinin düşeceğini bekliyoruz kalan onbeş dakikada.
Maçı 1-0 kazandı. Biz kaybettik, doğru. Maç iptal edilmiş olsa, bir sebeple yeniden oynanacak olsa, ben aynısını yeniden oynardım. Hatta direkt 2 oynamak konusunda kendime biraz daha güvenirdim. Onu söyleyeyim.
Yorumlar
Yorum Gönder